Türk Medeni Kanunu’nun 100. Yılı Ankara’da Uluslararası Sempozyumla Kutlandı
- Metehan KARAKAYA

- 19 Şub
- 4 dakikada okunur
ABB, Ankara Kent Konseyi ve Çalıkuşları Derneği öncülüğünde düzenlenen sempozyumda; medeni kanunun uygulanması, siyasi iradenin rolü ve kadınların hukuk mücadelesi konuları ele alındı.

Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilişinin 100. yılı dolayısıyla 16-17 Şubat 2026 tarihlerinde Ankara’da “Türk Medeni Kanunu'nun Kabulünün 100. Yılı Uluslararası Sempozyumu” düzenlendi. Gençlik Parkı Ankara Büyükşehir Belediyesi Büyük Salon’da gerçekleştirilen etkinliğin ilk günkü programı; Türkiye Belediyeler Birliği, Ankara Büyükşehir Belediyesi, Ankara Kent Konseyi, Ankara Barosu ve Çalıkuşları Derneği temsilcilerinin açılış konuşmalarıyla başladı. Gün boyunca 3 oturum düzenlendi.
Sempozyuma ayrıca Bilecik İli ve İlçeleri Kültür Dayanışma ve Sosyal Yardımlaşma Derneği, Türkiye Motosiklet Platformu, Ankara Kulübü Derneği, Özgür Yargı Derneği, Umay Ana Türk Dünyası Kadınlar Birliği, Türk Kadın Akademisyenler Birliği ve Dolunay Dergi Topluluğu Derneği de destek verdi.
Her oturum sonunda konuşmacılara ödül takdim edildi.
“Medeni Haklar Zihniyet Dönüşümüyle Anlam Kazanır”
Sempozyumda yapılan konuşmalarda, medeni hakların yalnızca yazılı hukuk metinleriyle sınırlı olmadığı, toplumsal bilinç ve zihniyet dönüşümüyle anlam kazandığı vurgulandı. Konuşmacılar, en iyi hazırlanmış kanunların dahi uygulanmadığı sürece işlevsiz kalacağını belirterek, hukuk ile siyasi irade arasındaki uyumun önemine dikkat çekti.
2000’li yıllardan itibaren çağdaşlaşma amacıyla birçok yasal değişiklik yapıldığı ifade edilirken, uygulamadaki eksikliklerin adaletin tecellisini zorlaştırdığı dile getirildi.
Kadın Akademisyenlerden Atatürk Vurgusu
Sempozyumun, Haydar Şahindokuyucu'nun oturum başkanlığını yaptığı "Medeni Haklara Genel Bakış ve Medeni Hakların Tarihçesi" başlıklı oturumunda kadın akademisyen ve konuşmacılar, medeni kanunun kadınların toplumsal statüsündeki dönüşümdeki rolüne dikkat çekti.

Hacı Bayram Veli Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Meşkure Yılmaz, “Bugün burada bir kadın olarak bulunuyorsam bunu Atatürk’e ve Cumhuriyet’e borçluyum” diyerek şükran duygularını dile getirdi. Medeni kanunun yalnızca kadınları değil, miras, borç-alacak ve aile hukuku gibi alanlarda tüm toplumu ilgilendirdiğini ifade etti.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi Hukuk Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevgi Gül Akyılmaz ise Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde gerçekleştirilen hukuk devriminin kadınlar açısından tarihsel bir kırılma noktası olduğunu belirtti. Osmanlı döneminde kadınların hukuki statüsüne değinen Akyılmaz, Cumhuriyet reformlarıyla önemli kazanımlar elde edildiğini söyledi.
Başkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Kudret Güven'in de konuştuğu oturum, katılımcıların büyük ilgisiyle karşılandı.

Uluslararası katılımcılardan Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Ceza Hukuku Bölümü Öğretim Görevlisi Rustemova Ainagul Kaşkinovna da bilimsel iş birliğinin önemine vurgu yaparak, medeni hukukun geliştirilmesinde uluslararası deneyimlerin paylaşılmasının gerekliliğini ifade etti.
"Türk Dünyasına Genel Bakış"
Pakize Akbaba’dan Tepki: “Kapılar Yüzümüze Kapanıyor”
Sempozyumda söz alan Şehit Anası ve Anaları Derneği Başkanı Pakize Akbaba, yaşadıkları mağduriyetleri gündeme taşıdı. Akbaba, şehit annelerinin çeşitli kurumlarda haksızlıklarla karşılaştığını belirterek, “Nereye gitsek kapılar yüzümüze kapanıyor. Biz Atatürk’ün izinden gidiyoruz ama içimiz acıyor” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Konuşmacılar ise kanunların uygulanmasının, yazılmasından daha önemli olduğunu vurgulayarak, adaletin sağlanmasında siyasi iradenin belirleyici rol oynadığını ifade etti.
"Uygulamaya Genel Bakış"
Sempozyumun ikinci gününde ise uluslararası sempozyum Gençlik Parkı ABB Necip Fazıl Kısakürek Salonu’nda gerçekleşti. Uygulamaya Genel Bakış adlı oturumun başkanlığını Av. Gülten Ayana yaparken, konuşmacılar ise şöyleydi:
-İlahiyatçı Yazar Ayşe Sucu
(Konuşmasından Kesit: https://www.facebook.com/share/v/1DftwhvsP7/ )
-Av. Özgür Demirkol
(Konuşmasından Kesit: https://www.facebook.com/share/v/18C92597dW/ )
-Uyuşturucu ile Mücadele Ve Eğitim Derneği (UMDER) Genel Başkanı Leyla Yağanoğlu
(Konuşmasından Kesit: https://www.facebook.com/share/v/1Mrdd8383c/ )

“Hakkını Arayan Kadınlar”
Birbirinden değerli oturumlarının sonuncusunda doğrudan “Hakkını Arayan Kadınlar” söz aldı.
İstanbul Şehit Anaları Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Pakize Akbaba, "Atatürk'ün bize verdiği haklara dayanarak konuşuyorum. Haksızların karşısındayım! Sürüne sürüne de gitsem, elimde bastonu tutacak gücüm de olmasa, bebek gibi emekleyerek gidip yakalarına yapışacağım. İşte Türk kadını budur, işte Nene Hatunların torunları!" ifadelerine yer verdiği konuşmasında şu vurguyu yaptı:
"Yükümüz vatan yüküdür! Güçlü olacağız, mücadele edeceğiz, Atatürk'ün izinden gideceğiz. Hukuka da adalete de sonsuz güvenimiz var. Allah büyüktür, yine Türk kadınlarına güveniyoruz, Türk milletine güveniyoruz!"
(Konuşması: https://www.facebook.com/share/v/17UUk4iYha/ )
Şehit Astsubay Murat Namdar'ın eşi, kamuoyunda Yıldız Hemşire olarak bilinen Yıldız Namdar, "Umutlardan bahsediyorlar ya... Bizim hayallerimiz ve umutlarımız vardı. Ülkemizi çok seviyorduk. Ben hemşireydim, insanların canını kurtarmak için insan ayrımı yapmadan mücadele ediyordum. Eşim onurlu bir askerdi. Atatürk'ün kurmuş olduğu Türkiye Cumhuriyeti'nin var olması için, bağımsızlığımız için, Türk milletinin onurlu biçimde rahat ve huzurlu yaşaması için mücadele eden bir askerdi... Bizim gibi binlercesi..." cümlelerini kurduğu konuşmasında katılımcılardan şu istekte bulundu:
"Ben yıllarca uğraştım. PKK tehditlerde bulundu, neler çektik, sorgulandık perde arkasında. Kimse bilmiyor bunları. Neden? Sadece mücadele verdiğimiz için... Hepimiz bedeller ödeyen, acılar çeken insanlarız. Bırakmayın analarımızı, bizleri... Şehitlerimizi unutmayın! Kim adalet için koşturuyorsa yanına koşun, sadece durun konuşmayın, korkmayın! Ben yalnız değilim desin bu insanlar... Vatanımıza, milletimize, bayrağımıza saygı duyalım, sizden bunu istiyorum."
(Konuşması: https://www.facebook.com/share/v/1AMb4gxmXj/ )
13 Mart 2016 günü Güvenpark’ta (Ankara) gerçekleşen terör saldırısında yaşamını yitiren Ozancan Akkuş'un annesi Senem Akkuş “Gün değil, dakika değil, saniye değil, her salise akıttığım göz yaşında lanetim onlarla olsun diyorum...” ifadelerini kullanırken; Ozancan Akkuş’un kız kardeşi ağabeyi adına kurdukları vakıf hakkında bilgi vererek şu ifadelere yer verdi:
Azra Akkuş: Hak aramayı çok küçük yaşta öğrendim. 13 yaşında yaşımda abimi kaybettim. Annem sekiz sene evden çıkmadı, hakkını arayamadı çünkü hakkını aramaya mecali yoktu. Onu da öğrendim... Abim çok kıymetli bir insandı. Abimi abim yapan şey; her alanda ilham alması, her alana ilham verebilmesiydi. Bence, bugün adına konuştuğum vakfın kuruluş hikayesi de tam olarak buradan doğdu...
(Konuşmaları: https://www.facebook.com/share/p/1Dhk63HcFi/ )
Katledilen Mehmet Ayazal'ın annesi adalet mücadelesini anlattı...
(Konuşması: https://www.facebook.com/share/v/16wS2KYLRa/ )
Ayşe Ateş de Türk Medeni Kanunu'nun Kabulünün 100. Yılı Uluslararası Sempozyumu, "Hakkını Arayan Kadınlar" Oturumu'nda konuştu:
"O an anladık ki Sinan'ı öldüren o kurşunlar ne kadar gerçekse o tetiği çektirenlerin arkasındaki görünmez duvar da o kadar gerçekti. Sonra ne mi oldu? Geçmişte Uğur Mumcu, Abdi İpekçi, Gaffar Okkan, Necip Hablemitoğlu'na yapılan suikastlar nasıl karanlık dehlizlerde kaybedilmek istendiyse Sinan Ateş dosyası da aynı dehlize atılmak istendi..."
(Konuşması: https://www.facebook.com/share/v/1AwwpCibup/ )
SOMA 301 Madenciler Sosyal Yardımlaşma Derneği adına, Soma'da oğlunu kaybetmiş Gülsüm Çolak ise şu cümleleri kurdu:
"Acılar aileler olarak, 301 aile örgütlendik. Soma davasına gitmemiz gerekiyor, mahkeme salonunda bir kişi de olsak takip etmemiz ve katiller 'Katilsiniz siz!' diyerek örgütlendik. Ne oldu? Adalet işledi mi? Adalet kime göre işledi, muamma... Paran varsa adalet, paran yoksa sefalet ve rezillik... Paran yoksa yerin altında ölüm, paran yoksa yerin üstünde açlıktan ölüm... Sınavımız hiç bitmedi..."
(Konuşması: https://www.facebook.com/share/v/188QYQFhzo/ )
İki gün süren sempozyum, hukuk devrimlerinin 100 yıllık kazanımlarını değerlendiren ve uygulamaya dönük konuların tartışıldığı oturumların ardından sona erdi.


































Yorumlar