top of page

Ankara Gazeteciler Cemiyeti’nde “Okurun Gücü ve Gazetecilik Sorumluluğu” Söyleşisi

  • Yazarın fotoğrafı: Metehan KARAKAYA
    Metehan KARAKAYA
  • 11 Nis
  • 3 dakikada okunur

Gazeteci-yazar Adnan Gerger’in “Önce Cumhuriyet” kitabı üzerine düzenlenen söyleşide, gazetecilikte okurun rolü ve basın özgürlüğü tartışıldı. Moderatörlüğünü Erhan Karadağ’ın yaptığı etkinlikte, Cumhuriyet okurlarının gazetecilik üzerindeki etkisi ve medya–iktidar ilişkileri geniş biçimde ele alındı.


Ankara Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi’nde düzenlenen “Okurun Gücü ve Gazetecilik Sorumluluğu” başlıklı kitap söyleşisinde gazeteci-yazar Adnan Gerger, yeni kitabı “Önce Cumhuriyet” üzerinden Türkiye’de gazeteciliğin bugünü ve okurun medya üzerindeki etkisini değerlendirdi. Söyleşinin moderatörlüğünü üstlenen Erhan Karadağ ise konuşmasına Gerger’in gazetecilik hayatından kesitler sunarak başladı.


Gazeteci-yazar Adnan Gerger’in “Önce Cumhuriyet” kitabı üzerine Ankara Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi’nde düzenlenen söyleşide, gazetecilikte okurun rolü ve basın özgürlüğü tartışıldı. Moderatörlüğünü Erhan Karadağ’ın yaptığı etkinlikte, Cumhuriyet okurlarının gazetecilik üzerindeki etkisi ve medya–iktidar ilişkileri geniş biçimde ele alındı. Metehan Karakaya haberinin tamamı internet sitemizde...

 

“Okurlar gazeteciliğin aktif bir parçası haline geldi”

Etkinliğin açılışında konuşan moderatör Erhan Karadağ, Adnan Gerger’in çalışmasının alışılmış gazetecilik kitaplarından farklı bir yaklaşım sunduğunu vurguladı. Karadağ, kitabın gazetecileri değil, gazeteciliği okurlar üzerinden ele aldığını belirterek şunları söyledi, ‘Adnan Gerger uzun bir aradan sonra yeni bir araştırma çalışmasıyla karşımızda. ‘Önce Cumhuriyet’ adı kısa ama çok etkili bir gazetecilik kitabı. Ancak bu kitap gazetecileri anlatan klasik bir çalışma değil; bu kez gazeteciliği ve Cumhuriyet okurlarını anlatan bir kitap. Gazeteyi ayakta tutan unsurlardan biri olarak okurların rolünü ortaya koyuyor’ ifadelerini kullandı.

Karadağ, günümüzde okurun yalnızca gazete tüketen bir kitle olmadığını belirterek, okurların gazeteyi yaşatan bir unsur haline geldiğini ifade etti.


“Cumhuriyet okuru edilgen bir müşteri değil”

Gazeteci-yazar Adnan Gerger ise konuşmasında Cumhuriyet okurlarının gazetecilik tarihinde özel bir yere sahip olduğunu dile getirdi. Okurların gazeteyi yalnızca tüketen bir kitle olmadığını vurgulayan Gerger, ‘Cumhuriyet okuru olmanın bilinçli bir tercih olması gerçekten çok önemli ve değerli. Ülkenin içinde bulunduğu durum ortada; zor bir dönemden geçiyoruz. Buna rağmen Cumhuriyet okurları öyle bir direnç noktası oluşturmuş ki, bir gazeteye sahip çıkmanın ve onu yaşatmanın bir mücadele biçimine dönüştüğünü görüyoruz’ dedi.

Gerger, yazılı basının ayakta kalmasında okurun rolünün kritik olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu: ‘Bugün yazılı basında bir gazeteyi ayakta tutan en önemli unsur okurudur. Cumhuriyet okurları edilgen bir alıcı ya da müşteri değildir. Onlar gazeteyi yönlendiren, sorgulayan ve onunla dayanışma kuran bir yapı oluşturmuştur’ dedi.


“Bu durum sosyolojik bir olgu”

Gerger, kitabını hazırlarken Cumhuriyet okurlarıyla yaptığı görüşmelerden elde ettiği deneyimleri de paylaştı. Okurların gazeteyle kurduğu ilişkinin sosyolojik açıdan incelenmesi gereken bir olgu olduğunu belirten Gerger, ‘Cumhuriyet okurlarıyla tek yönlü bir ilişki yok. Bu çok ilginç bir durum ve aslında sosyolojik bir olgu. Ben bu okur kitlesinin ileride sosyolojik bir vaka olarak ele alınacağına inanıyorum. Çünkü bu insanlar yalnızca gazete okumuyor; aynı zamanda ülkenin medya tarihini, siyasal ve toplumsal gelişmelerini sorgulayan bir bilinçle hareket ediyor’ ifadelerini kullandı.


“12 Eylül bir kırılma noktası”

Gerger, görüşmeler sırasında ortaya çıkan önemli bir bulguya da dikkat çekti. Ona göre Cumhuriyet okurlarının gazeteyle kurduğu bağ özellikle 12 Eylül Darbesi sonrasında daha da güçlendiğini anlatan Gerger, ‘Okurlarla yaptığım görüşmelerde gördüm ki kırılma noktası 12 Eylül’dür. Darbe sonrasında Cumhuriyet okurlarının gazeteye sahip çıkması çok daha güçlü bir bağa dönüşmüş. Bu bağ yalnızca bir okur ilişkisi değil; aynı zamanda bir dayanışma ilişkisi’ dedi.


“Okurlar kolektif bir dayanışma ruhu oluşturuyor”

Gerger, Cumhuriyet okurlarının oluşturduğu dayanışma kültürünün gazetecilik açısından önemli bir moral kaynağı olduğunu söyledi: ‘Cumhuriyet okurları kolektif bir dayanışma ruhu oluşturuyor. Bu dayanışma biçimi gazeteyi yaşatmak için güçlü bir moral kaynağı haline geliyor. Cumhuriyet gazetesi patronsuz bir gazete olduğu için yazma özgürlüğü de çok daha geniştir’ şeklinde konuştu.


“Siyasi iktidarlar önce medyayı kontrol etmek ister”

Konuşmasında medya ve siyaset ilişkisine de değinen Gerger, siyasi iktidarların medya üzerindeki etkisine dikkat çekti. Bu bağlamda Fransız düşünür Louis Althusser’in teorilerine atıfta bulunan Gerger, ‘Siyasi partiler iktidara geldiklerinde ilk yapmak istedikleri şey medyayı ele geçirmektir. Althusser’in çok önemli bir teorisi vardır. Ona göre devlet, iktidarını sürdürebilmek için ideolojik aygıtlar oluşturur. Bunların başında medya gelir. Çünkü medya toplumu yeniden biçimlendirme ve yönlendirme gücüne sahiptir’ dedi.

Gerger, ana akım medyanın kontrol altına alınmasının propaganda açısından önemli bir araç haline geldiğini belirtti.


“Gazetecilik etik ve ilkelerle yapılmalı”

Adnan Gerger gazeteciliğin temelinde etik ve ilkelerin bulunduğunu vurgulayarak konuşmasını şöyle tamamladı: ‘Cumhuriyet gazetesi bu ülkenin demokratik yaşamının şekillenmesinde önemli bir rol oynadı. Aynı zamanda aydınlanma mücadelesinin de parçası oldu. Bunu yaparken herhangi bir siyasi ideoloji adına değil, halkın yaşam gerçekliğini ortaya koyarak ve gazeteciliğin etik ilkelerini koruyarak yaptı’ dedi.


Gazeteci-yazar Adnan Gerger’in “Önce Cumhuriyet” kitabı üzerine Ankara Gazeteciler Cemiyeti Basın Evi’nde düzenlenen söyleşide, gazetecilikte okurun rolü ve basın özgürlüğü tartışıldı. Moderatörlüğünü Erhan Karadağ’ın yaptığı etkinlikte, Cumhuriyet okurlarının gazetecilik üzerindeki etkisi ve medya–iktidar ilişkileri geniş biçimde ele alındı. Metehan Karakaya haberinin tamamı internet sitemizde...

bottom of page