top of page

Ulusal Varlık ve Birlik Hk. ATATÜRK DİYOR Kİ!

  • Yazarın fotoğrafı: Tahakküm Haber
    Tahakküm Haber
  • 13 Nis
  • 3 dakikada okunur

Düşüncelerinden öğrenmeyi sürdürdüğümüz Değişmez Önder'imiz Atatürk’ün sözlerine her zaman kulak verelim. Ve anlamaya çalışalım... Bu içeriğimizde M. Kemal Atatürk'ün ulusal varlık ve birlik hakkındaki sözlerine yer verdik...


Düşüncelerinden öğrenmeyi sürdürdüğümüz Değişmez Önder'imiz Atatürk’ün sözlerine her zaman kulak verelim. Ve anlamaya çalışalım... Bu içeriğimizde M. Kemal Atatürk'ün ulusal varlık ve birlik hakkındaki sözlerine yer verdik...
Antiemperyalist Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın Başkomutanı ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ulusal varlık ve birlik hk. sözleri sizlerle...

ATATÜRK'E GÖRE ULUSAL VARLIK


Millî  varlığımıza  düşman  olanlarla  dost  olmayalım.Böylelerine karşı bir Türk şairi*nin dediği gibi: (Karşı duvardaki levhayı işaret ederek)Türk’üm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi!diyelim. Düşmanlarımıza bu gerçeği ifade ettiğimiz gün,inancımıza, ülkümüze, geleceğimize yan bakan her bireyi düşman saydığımız gün, millî benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her engeli derhal devirdiğimiz gün, gerçek kurtuluşa erişeceğiz. Ve sizler gibi aydın, kararlı, imanlı gençler sayesinde bu kurtuluşa ulaşacağımıza İnanabiliriz. 

1923 (Atatürk’ün S.D.I1, s. 143)


Felâketler, elemler, mağlûbiyetler, milletler üzerinde birtakım etkenlerin oluşmasına sebep olur. Bu etkenlerin başlıcası, öyle kara günlerinden sonra milletlerin uyanması, ağırbaşlılığını kazanması ve kendi benliğini duymasıdır. Uzun yüzyılların elemli sonuçları, nihayet bizim milletimizde de bu duyguları doğurdu. Milletleri yükselten bu özelliklere bir etken daha ilâve edelim: İntikam hissi… Milletlerin kalbinde intikam hissi olmalı. Bu alelade bir intikam değil, yaşamına, yükselmesine, refahına düşman olanların zararlarını yok etmeye yönelen bir intikamdır. Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir. Düşmana merhamet, acizlik ve zayıflıktır. Bu, insaniyet göstermek değil, insanlık özelliğinin yok oluşunu ilân etmektir.  

1923 (Atatürk’ün S.D. 11, s. 117)


Yalnız mitingler ve benzeri gösteriler, büyük amaçları hiçbir zaman kurtaramaz ve ancak milletin bağrından gerçek olarak doğan ortak güce dayanırsa kurtarıcı olur.

1919 (Reşit Paşa’nın Hatıraları, s. 21)


Geçmişin kararsız, çürümüş düşünüş biçimi ölmüştür. Bütün dünya bilmelidir ki, Türk milleti hakkını, değerini, şerefini tanıtacak güce sahiptir. Türk vatanının bir karış toprağı için bütün millet bir vücut olarak ayağa kalkar. Onurunun bir zerresine, vatanının bir avuç toprağına olacak saldırının bütün varlığına vurulmuş darbe olacağını artık Türk milletinin fark etmediğini sanmak, hatadır.

1924 (Atatürk’ün S.D.V, s. 34)


Gelecekte, millet yaşamını tehdit edecek tehlikelere düşmemek için, ona göre şimdiden hazırlanmak ve çalışmak,vatanını seven bütün millet bireylerinin borcudur. Gerçekten, vatanımıza ve bağımsızlığımıza göz dikenlere yalnız askerlikçe üstün gelmek yeterli değildir. Memleketimiz hakkında istilâ emelleri besleyecek olanların her türlü ümitlerini kıracak şekilde siyaset, yönetim ve ekonomi bakımlarından kuvvetli olmak gerekir. 

1922 (Atatürk’ün S.D.ll, s. 46)


Millî varlığın temeli  Yıllar geçtikçe, millî ülkü verimleri, güvenle çalışmada,ilerleme hevesinde, millî birlik ve millî irade şeklinde, daha iyi gözlere çarpmaktadır. Bu, bizim için çok önemlidir;çünkü, biz esasen millî varlığın temelini, millî bilinçte ve millî birlikte görmekteyiz. 

1936 (Atatürk’ün S.D.I, s. 372)


ATATÜRK'E GÖRE ULUSAL BİRLİK


Bir yurdun en değerli varlığı, yurttaşlar arasında ulusal birlik, iyi geçinme ve çalışkanlık duygu ve yeteneklerinin olgunluğudur. Ulus varlığını ve yurt erginliğini korumak için bütün yurttaşların canını ve her şeyini derhal ortaya koymaya karar vermiş olmak, bir ulusun en yenilmez silâhı ve korunma aracıdır. Bu sebeple, Türk ulusunun yönetiminde ve korunmasında ulusal birlik, ulusal duygu, ulusal kültür en yüksekte göz diktiğimiz ülküdür. Yüksek ve devrimci bir kültür düzeyine varmak için, önümüzdeki yıllarda daha çok emek vereceğiz. Pozitif bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir eğitiminde yeteneği artmış ve yükselmiş olan erdemli, güçlü bir kuşak yetiştirmek, ana siyasamızın açık dileğidir.  

1935 (Atatürk’ün T.T.B.TV, s. 573)


Ulusun, içerde birliğinin hem belli, hem denenmiş olması, gelecek için en büyük güvençtir.

1934 (Atatürk’ün S.D.I, s. 364)


Bugünkü Türk milleti siyasal ve sosyal topluluğu içinde kendilerine Kürtlük fikri, Çerkeslik fikri ve hatta Lazlık fikri veya Boşnaklık fikri propaganda edilmek istenmiş vatandaş ve millettaşlarımız vardır. Fakat geçmişin istibdat dönemleri ürünü olan bu yanlış adlandırmalar, -birkaç, düşman âleti gerici, beyinsizden başka hiçbir millet bireyi üzerinde üzüntüden başka bir etki yapmamıştır. Çünkü bu millet bireyleri de bütün Türk topluluğu gibi aynı ortak geçmişe, tarihe, ahlâka, hukuka sahip bulunuyorlar.

Bugün içimizde bulunan Hıristiyan, Musevî vatandaşlar, yazgı ve talihlerini Türk milletine vicdanî arzularıyla bağladıktan sonra kendilerine yan gözle, yabancı gözüyle bakılmak, uygar Türk milletinin soylu ahlâkından beklenebilir mi?

1930 (Afetinan, M.B. ve M.K. Atatürk’ün El Yazılar, s. 376 – 378)


Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı, hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır.

1932 (Cumhuriyet gazetesi, 5.10.1932; Kadri Kemal Kop, Atatürk Diyarbakır’da, s. 4)


Kaynak: https://atam.gov.tr/milliyetcilik-milli-birlik-ve-beraberlik/

bottom of page