DOĞAN AVCIOĞLU'NU SAYGIYLA VE SORUMLULUKLA ANIYORUM...
- Arda ÇELİK

- 4 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Doğan Avcıoğlu'nu aramızdan ayrılışının yıl dönümünde saygıyla ve sorumlulukla anıyorum.
Ve ekliyorum, yeter ki "düşünce (fikir) olsun" ayrılıklar doğaldır. Yeter ki mücadele samimiyete dayansın, gerçekçi düzlemde “gerçeğin doğru bilgisiyle” yürütülsün, amacından sapmasın... Toprağa atılan düşünceler, (geçerli ve doğruysa) kökleşir; gövde budansa da bugün (Avcıoğlu'nun düşüncelerinde de olduğu gibi) yeniden filizlenir ve gürbüzleşir. Mustafa Kemal Atatürk'ün söze döktüğü “Büyük ölümlere matem gerekmez, fikirlerine bağlılık gerekir.” anlayışıyla ilerlemek; yapay gündemleri ve tartışmaları kenara itmeyi gerektirdiği kadar çeşitli evreleri öğrenmeyi, kavramayı, bilmeyi, deneyimlemeyi, anlamayı, içselleştirmeyi de gerektirir. Her kişisel ve toplumsal evre yenisinin uygulanması ve başarıya ulaştırılmasıyla aşılabilir...
102 yaşını dolduran Cumhuriyet’imizin bireyci, kâr odaklı, insanı ve insancıl yönleri yok sayan politik-ekonomik anlayışla ve uygulamalarla (kapitalizm) yol yürüyemediği, kalkınamadığı, gelişemediği ortadadır. Hatta, her geçen gün bağımlılaştığı, egemenliğini yitirdiği ve yoksullaştığı da ortadadır. Ülkemiz ve emekçi halkımız yine Yön’ünü aramakta, yaşadığı kökleşmiş büyük sorunlar karşısında kökten çözümlerin gerekliliğine inanmaktadır... Özellikle gençler arasında “Kemalizm’e genel, Avcıoğlu’na özel” ilgi artışını, ülkemizin ve emekçi halkımızın Yön arayışıyla birlikte değerlendirmek olanaklıdır.
Peki, Avcıoğlu ne diyordu?
Avcıoğlu, Kemalizm'i bir ulusal kurtuluş devrimi olarak tanımlıyor ve “Tam Bağımsızlık” özünü şu sözlerle vurguluyordu:
❝...Bir ulusal kurtuluş devriminin amacı, yalnızca siyasal bağımsızlığı gerçekleştirmek değildir. Tam bağımsızlığa ulaşabilmek için, sömürge düzeninin ülkedeki bütün dayanaklarının tasfiyesi ve sağlam bir sanayi temelinin kurulması zorunludur…❞
Ve ekliyordu:
❝...Günümüz şartlarında ve özellikle Türkiye’de bir ulusal kurtuluş devrimi, kapitalist çerçevede gerçekleştirilemez. Kapitalizm, dışa bağımlılık, geri bir tarım, gecekondu sanayi ve artan toplumsal huzursuzluk demektir...❞
Haklı çıktı... Kapitalizm, halkımızın geniş kesimlerine yoksulluk ve yoksunluk dışında bir şey sunmadı!
O zaman, Türkiye’nin Yön’ünü nereye çevirmesi gerektiğini sormak ve yanıtlamak gerekmez mi?
Yanıt vermek kolay olmayacak. Ama yanıtlayabilmek için bir ön koşul var. Sözü Avcıoğlu’na bırakalım:
❝...Sosyal baskı ve kanunlar, fikir hürriyetinin gelişmesini önlemiştir. Halbuki asıl korumamız ve geliştirmemiz gereken şey fikir hürriyetidir. Bu memleket, en çok fikirsizlikten çekmiştir...❞



